Bakad

  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • HAKKIMIZDA
    • YÖNETİM
    • MİSYON
    • VİZYON
    • DEĞERLER
  • AKADEMİK BAKIŞ
  • DERGİLER
    • Uluslararası Batı Karadeniz Sosyal ve Beşeri Bilimler Dergisi (USOBED)
    • Uluslararası Batı Karadeniz Mühendislik ve Fen Bilimleri Dergisi (UMÜFED)
  • BAKAD YAYINEVİ
  • HABERLER
    • HABERLER
    • KONFERANS
    • SEMPOZYUM
    • PANEL
    • SEMİNER
  • İLETİŞİM
  • Ankara Web Tasarım
  • akademik bakış
  • İTTİHADI İSLÂM’IN ÇEKİRDEK MUKAVELESİ: MEKKE ANLAŞMASI
9 Ağustos 2026

İTTİHADI İSLÂM’IN ÇEKİRDEK MUKAVELESİ: MEKKE ANLAŞMASI

İTTİHADI İSLÂM’IN ÇEKİRDEK MUKAVELESİ: MEKKE ANLAŞMASI

by mahmut bozan / Cumartesi, 08 Ağustos 2026 / Published in akademik bakış, anasayfa, Genel, haberler

Kaynak: Anonim.

Prof. Dr. Mahmut BOZAN

Her şeyin bir vakti merhunu vardır denilir. Yani her şey olmak için vakti-saatini bekler. İnsanlar ise sabırsızdır. Toplumların saati sosyolojik olarak akrebe bağlıyken kişilerin saati dakika hatta saniyeleri sayan mile bağlanmıştır. Bu sebeple insanlara “sabır” tavsiye edilmiştir. Evet, İslâm dünyasının yaklaşık bir asırdır hasretini çektiği birlik ruhu, ülkelerin siyaset ve bağlı oldukları kayıtları bir bir çözerek, aşarak biraz da mecburiyetlerin zorlamasıyla 21. Yüzyılın ilk çeyreğinde yeni ufuklara ve ideallere yönelmektedir. 07 Ağustos 2026 Cuma günü Mekke’de Kâbe’ye bitişik Al Safa Sarayında Türkiye Cumhuriyeti, Suudi Arabistan Krallığı ve Pakistan İslâm Cumhuriyeti devlet başkanları maiyetleriyle bir arada üçlü bir savunma anlaşmasına imza attılar, bu kavilleşme ucu açık olarak yapıldı. Yani bu mukaveleye diğer İslâm ülkeleri de isterlerse imza atabilecekler.

Mekke Ortak Savunma Anlaşmasının omurgasını üyelerden birine yapılacak silahlı saldırıyı tümüne yapılmış sayan ortak savunma kaidesi teşkil etmektedir. Anlaşmanın tamamen savunma amaçlı olduğu yani herhangi bir üçüncü ülkeyi doğrudan hedef almadığı, bölgesel ve küresel istikrarı korumayı amaçladığı ifade edilmiştir. Anlaşmada güvenlik, istihbarat paylaşımı, savunma sanayii, sınır emniyeti ve ortak askeri plânlama alanlarında stratejik işbirliği yapılacağı ve anlaşmanın bölgedeki diğer ülkelerin iştirakine açık olduğu, ayrıca mevcut ikili veya çok taraflı anlaşmaları geçersiz kılmadığı da beyan edilmiştir.

Tam bir asır önce Arabistan ve Pakistan’ın İngiliz sömürgesi olduğu Türkiye’nin ise Halk Fırkasının ceberut yönetimi altında İslâm ve Kur’an adına ne varsa ortadan kaldırılmaya çalışıldığı dönemin acı hatırları henüz unutulmamışken, Pakistan’ın nükleer silaha sahip güçlü bir devlet haline geldiği, Arabistan’ın Vahhabi mezhebi taassubundan kurtularak ehli sünnetle kaynaşmaya başladığı ve Türkiye’de dünün ceberut Halk Fırkasının (CHP) bugün parçalanarak dağılmaya yüz tuttuğu gerçeğini birleştirdiğimizde yapılan bu anlaşmanın ne derece önemli olduğu ortaya çıkar. Mısır ve İran gibi bölgedeki büyük ülkelerin anlaşmaya mesafeli duruşu calibi dikkattir. Mısır’daki iktidarın bazı bağımlılıkları ile sessizliği yanında İran’ın muhasım vaziyet alması da çok şaşırtıcı değildir.

Kurmaca devlet dediğimiz İsrail ve Yunanistan gibi sözde devletlerde ise bu anlaşma açık bir huzursuzluk, telaş ve korku rüzgârları estirmiştir. “İt kağnının gölgesinde yatar ama kağnı gölgesini kendi gölgesi sanır” fehvasınca ortalıkta şişinerek gezen bu kurmaca devletçiklerin korkuları anlaşılabilir bir durumdur. Ayrıca bu işaretler kurmaca devletlerin asıl patronlarının anlaşmaya nasıl baktığını da zımnen izah etmektedir. Her ne kadar ABD ve AB’den durum tasvirinin ötesine geçmeyen beyanatlar olsa da siyaset ve stratejileri açısından oldukça rahatsız olacakları bedihidir. Çünkü bu anlaşma hızlı bir şekilde ittihadı İslâm siyasetini tetikleyebilir ve yakın bir gelecekte teknolojik, nükleer ve iktisadi gücün Türk savunma sanayii ve askeri kapasitesiyle harmanlanması sonucu haricin müdahalesine kapıları kapatmakla kalmaz, mütecavizleri de pişman edebilir. Daha açık bir ifadeyle Pakistan’ın nükleer silah kapasitesi ve askeri gücü, Suudi Arabistan’ın petrole dayalı iktisadi gücü ve muhtemel diğer körfez ülkelerinin de iştirakiyle bu güç katlanabilir ve nihayet Türkiye’nin nizami, gayrı nizami savaşlarda kendini gösteren yıldırıcı muharip gücü, savunma sanayiinde liderliğe oynayan ihaları, sihaları, tihaları, saymakla bitmeyen dronları, sürü dronları, savaş gemileri, denizaltıları, insanlı-insansız savaş uçakları, tank, top ve her türlü füzeleri ve üstüne “çelik kubbesi” ila ahir sayıya gelmeyen savaş makineleri bu anlaşmanın rakipler için gerçekten korkutucu olduğunu ortaya koymaktadır. Böyle bir “hısnı hasine” hangi İslâm ülkesi uzak durabilir? İşte bu mülahazalar geleceğin küresel siyasetinde ittihadı İslâm nüvesi taşıyan bu anlaşmanın ön adım olduğunu açık bir şeklide gösteriyor.

Küresel silah tüccarlarının silah sattığı, enerji kaynaklarının ABD ve AB tarafından sömürüldüğü, ABD’nin milyarlarca dolar karşılığı savunma garantisi altında olan ülkelerin İran füzeleri karşısında çaresiz kaldığı, buna mukabil sadece İsrail’in korunduğu bu tablo Arapları nihayet uyandırabilmiştir. Suudiler bunun başını çekmektedir. Diğerleri de kafileye mutlaka katılacaklar ve bunu Afrika’daki mazlum Müslüman ülkeler takip edecektir. SSCB’den kalma eski Politbüro üyesi şahısların idaresinden tam sıyrılamayan kardeş Türk cumhuriyetleri de bu anlaşmanın dışında kalamaz. Câzibe merkezinin gücü onları da kendine çekecektir.

Hülasa, İslâm dünyası uyandı ve uyanıyor. Gücünün farkına vardı ve varıyor. Dünün yükselenleri bugün inişe geçmiştir ve geçmektedir. İslâm dünyasında ümitsizlik yerini ümide, korku yerini cesarete, fakirlik yerini zenginliğe, geri kalmışlık yerini ilerlemeye ve hatta en başa geçme arzusuna bırakmaktadır. Ancak unutmayalım ki sosyolojinin zaman ayarı akrebe bağlanmıştır. Zaman ayarı saniye miline takılı şahısların acullüğüne aldırış etmemek, bir de hedefi hiçbir zaman gözden ırak tutmamak gerekir.

  • Tweet

About mahmut bozan

Başka ne okumak istersiniz?

OSMANLI HÂNEDANI AİLE REİSİ OSMANOĞLU VE HİLÂFET MÜESSESESİ
ASYANIN EBEDİ ŞEFLERİ VE TÜRKİYE
ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNİN GELECEĞİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
  • AKADEMİK BAKIŞ
  • DERGİLER
  • BAKAD YAYINEVİ
  • HABERLER
  • İLETİŞİM

BİZE ULAŞIN

  • 0 378 228 18 77
  • bakad74@gmail.com
  • http//www.bakad.org.tr

BAĞLANTILAR

Telif Hakkı © 2021 İzmir Web Tasarım İzmir Web Tasarım Tüm hakları saklıdır.

Batı Karadeniz Akademisyenler Derneği Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım & Kodlama ♥  Web Tasarım ©

ÜST Web Tasarım