Bakad

  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
    • HAKKIMIZDA
    • YÖNETİM
    • MİSYON
    • VİZYON
    • DEĞERLER
  • AKADEMİK BAKIŞ
  • DERGİLER
    • Uluslararası Batı Karadeniz Sosyal ve Beşeri Bilimler Dergisi (USOBED)
    • Uluslararası Batı Karadeniz Mühendislik ve Fen Bilimleri Dergisi (UMÜFED)
  • BAKAD YAYINEVİ
  • HABERLER
    • HABERLER
    • KONFERANS
    • SEMPOZYUM
    • PANEL
    • SEMİNER
  • İLETİŞİM
  • Ankara Web Tasarım
  • akademik bakış
  • TÜRKİYE’NİN GERÇEK KAHRAMANLARI; BAYRAKTAR AİLESİ
13 Mart 2026

TÜRKİYE’NİN GERÇEK KAHRAMANLARI; BAYRAKTAR AİLESİ

TÜRKİYE’NİN GERÇEK KAHRAMANLARI; BAYRAKTAR AİLESİ

by mahmut bozan / Salı, 10 Şubat 2026 / Published in akademik bakış, anasayfa, Genel, haberler

Kaynak: https://cdn.baykartech.com/media.jpg.

Prof. Dr. Mahmut BOZAN

Merhum Özdemir Bayraktar’ın hayat hikâyesinden kısa bir parçayı aksettiren belgeseli seyredince Türkiye’nin gerçek kahramanlarının kimler olduğu zihnimde yeniden canlandı. Burada “ünlü” diye gençleri özendirmek için reklamı yapılan pisliğe batmış pespayeleri anmak bile istemiyorum. İşte gençliğe ve gelecek nesillere numuneyi imtisal olarak gösterilmesi gereken meşhurlar varsa onlar karşımızda duruyor. Bayraktar ailesi böyle müstesna örneklerden birisi. Bu topraklar aslında tarihe geçen nice kahramanlar yetiştirdi. Bu kahramanları gün yüzüne çıkaran Prof. Dr. Fuat Sezgin ve Nobel kimya ödülü sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar gibi. Ama onlar hep perdelendi, öne çıkarılmadı. Tıpkı Gaziantepli çarıklı erkânı harp Mennan Usta’da olduğu gibi. Onun akademik bir unvanı yoktu ama yaptığı makinelerle Türkiye’deki tüm mühendislik fakültelerinin ve hocalarının önüne geçti.[1]

Şimdi tekrar Bayraktar ailesine dönelim. Bir Mühendis olan baba Özdemir Bayraktar’ın bir ideali vardı. O da ıskalanan sanayi devrimindeki kayıpları telafi ederek savunma sanayiinde en öne geçmek. Kendisi gibi mühendis olan oğulları Haluk ve Selçuk’la beraber insansız hava araçları, dronlar, İHA’lar, SİHA’lar ve TİHA’lar yapmak için tamamen kendi imkânları ve bilgileri ile mütevazı bir atölyede çalışmaya başladılar. Ama ülkemizdeki her gelişmeyi boğmaya azimli ve kamu gücü kullanan bir kesim onları daha çok yoruyordu. Başta ABD liderliğindeki küresel güçler ve sair muhalifler tarafından desteklenen, eğitilen, donatılan ve akıl verilen terör örgütleri ile mücadele için ihtiyaç duyulan silahları da bize paramızla bile vermedikleri bir zamanda oluyordu bunlar. Onca para vererek İsrail’den aldığımız heron denilen insansız hava araçları ise bizden ziyade PKK’ya bilgi aktarıyor zaten doğru-dürüst de çalışmıyorlardı. Bu kadar şiddetli ihtiyaç içinde kıvranırken memleketin evlatlarının yaptığı İHA’lar alınmak değil batırılmak isteniliyordu. “Özdemir Bayraktar: Bu dünyadan bir AKINCI geçti.”[2] Belgeselini seyrederken “hayırlı işlerin muzır manilerini” görür gibi oldum. Bizim gibi görünen, memleketin nimetlerinden en fazla faydalanan ama bizim gibi düşünmeyen, bizim değerlerimize bağlı olmayan, o da yetmiyormuş gibi memleket faydasına olan her şeyi engellemeyi veya başka ülkeler hesabına çalışmayı vazife bilen bir kesimin sayıları azalsa bile mevcut olduğunu ve hatta mühim makamlarda bulunabileceği hakikati ile müteessir oldum.

Bu günlere geldiğimizde savaşların seyrini değiştiren savunma sanayiindeki insansız hava, deniz ve kara araçlarının sadece dâhildeki teröristleri yok etmediğini, Karabağ’da, Libya’da, Suriye’de ve daha birçok yerde küresel zorbaları hizaya getirdiğini gördük. Türkiye’nin mazlum milletler için tekrar umut ışığına dönüşünü gördük. Türkiye’de düzenlenen havacılık, teknoloji ve uzay teknolojisi festivali (TEKNOFEST) ile gençlerde yayılan heyecan dalgasını gördük. Telkih ve telekkuh kabiliyetini kaybeden yaşlı Avrupa ile inişe geçen küresel kapitalizmin merkezi ABD’nin temsil ettiği, şerri hayrına galebe çalan Batı medeniyeti yerine insanlığın arzu ettiği sulhu getirecek İslâm medeniyetini inşa edecek nesillerin bu topraklarda doğup büyüyeceğini de görür gibi olduk. Bir adamın bazen bin adam kadar hizmet edebileceğini merhum üstat Bediüzzaman’ın “Kimin himmeti milleti ise o tek başına bir millettir” sözünün Mennan ustalarda, Özdemir Bayraktar ve çocukları Selçuk ve Haluk’ta yankılandığını gördük ve daha çoklarını da göreceğiz. Bu münbit vatan topraklarının her alanda zirveye gözünü diken kahramanlar yetiştireceğinin umudunu merhum Özdemir Bayraktar misalinde tekrar yaşadık.

Tüm bunları söylerken neden binlerce kadroların çalıştığı üniversitelerimizin Özdemir Bayraktarlar ve Mennan Ustaların gerisinde kaldığını düşünmeden edemedim. Fuat Sezgin ve Aziz Sancar gibi bilim adamlarının kabiliyetlerini neden Türkiye’deki üniversitelerde değil de ancak dışarıda sergileyebildiklerini de. Bu işte bir terslik yok mu? Bu sorunun cevabı için “Türkiye’nin Yükseköğretim Mimarisi” isimli kitaba bakılabilir.


[1] Mennan Usta veya Mennan Aksoy Usta’nın hayat hikâyesini izlemek için bkz. Mennan Usta Belgeseli, https://www.youtube.com/watch?v=QFKwBpRphV0)

[2] Bayraktar ailesinin ürettiği insansız hava araçlarının yapılış serüveninde neler yaşadıklarını daha detaylı görmek için bkz. Özdemir Bayraktar: Bu dünyadan bir AKINCI geçti, https://www.youtube.com/watch?v=1ev0LnV1qZ0.

  • Tweet

About mahmut bozan

Başka ne okumak istersiniz?

R. TAYYİP ERDOĞAN’IN İBRESİ YÜKSELİYOR
BAKAD OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI
BAKAD 5.OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI
  • ANASAYFA
  • HAKKIMIZDA
  • AKADEMİK BAKIŞ
  • DERGİLER
  • BAKAD YAYINEVİ
  • HABERLER
  • İLETİŞİM

BİZE ULAŞIN

  • 0 378 228 18 77
  • bakad74@gmail.com
  • http//www.bakad.org.tr

BAĞLANTILAR

Telif Hakkı © 2021 İzmir Web Tasarım İzmir Web Tasarım Tüm hakları saklıdır.

Batı Karadeniz Akademisyenler Derneği Tüm Hakları Saklıdır. Tasarım & Kodlama ♥  Web Tasarım ©

ÜST Web Tasarım